Advert
Advert
Deniz haydutluğu suçuyla mücadelede uluslararası önlemler
Hakan Arıdemir

Deniz haydutluğu suçuyla mücadelede uluslararası önlemler

21. yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız şu günlerde,Türkiye’nin denizciliğe dönük politika ve uygulamalarının artması ile birlikte, denizden gelen tehditler de ülke gündeminde yerini almaya başlamıştır. Bu tehditlerden en önemlisi Deniz Haydutluğu suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Deniz Haydutluğu, devletlerin denizlerdeki hayati çıkarlarına yönelik en eski tehditlerden biridir. Günümüzde, denize kıyısı olan birçok ülkenin yaşadığı ekonomik ve siyasi krizlerin, toplumsal krizlerin yükselmesiyle orantılı olarak Deniz Haydutluğu eylemlerinin sayısı da artmaktadır. Bu durum dahideniz ulaşımının güvenliğini önemli ölçüde etkilemektedir.

Deniz Haydutluğu suçundan bahsedebilmemiz için; “Eylem uluslararası alanda yapılması gerekir, Eylem gerek kişilere gerekse mallara karşı yasadışı yollardan yapılmalıdır, Eylemin özel bir gemi ya da uçağın mürettebatınca işlenmiş olması gerekir, Bir gemi veya uçaktan diğer bir gemi veya uçağa yönelik olması gereklidir, Eylem siyasi olmayan kişisel amaçlarla gerçekleştirilmelidir.”Deniz Haydutluğu tanımından da anlaşılacağı üzere siyasi olmayan, kişisel amaçlarla gemilere karşı silahlı soygun şeklinde gerçekleşmektedir.

Son yıllarda denizlerde silahlı soygun vakalarındaki artış, uluslararası hukuk kurallarının bu alanda hala yetersiz olduğunu göstermektedir.1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümleri, Deniz Haydutluğu ile mücadelenin temellerini atmasına rağmen, uygulamada pek verimli olmamıştır.  Bununla birlikte uluslararası hukukun gemilere yönelik silahlı saldırıların zamanında önlenmesini ve bastırılmasını, bunların araştırılmasını hedeflemesi önemlidir.

Deniz Haydutluğu suçuyla mücadelede suçluların adalet önüne çıkarılması, gemilere yapılan saldırıların rapor edilmesi, onlara yardım sağlanması ve kayıp gemilerin aranmasına yönelik mekanizmanın iyileştirilmesi ve bu alanda koordineli tedbirlerin uygulanması gerekmektedir. Deniz Haydutluğu suçunun önlemesi ve cezalandırılması konusundaki devletler arasında işbirliği ikili ve çok taraflı anlaşmalar ile güçlendirilmelidir. Bu yöndeki anlaşma süreci, bölgesel (çok taraflı) ve ikili düzeylerde en aktif şekilde gelişmelidir.

Denizde Haydutluk ve silahlı soyguna karşı ayrı bir sözleşme geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Kıyı devletlerinin deniz sularında işlenen bu fiillerle mücadele durumuna ilişkin uluslararası hukuki sorumluluğunun artırılması gerekmektedir. Bu tür eylemlere direnemeyen devletlere uluslararası yardım sağlanabilir. Bu konudaki uluslararası yasal düzenlemeler, devletler açısından tehlikeli bir olaya yol açan gerçek nedenler, buna katkıda bulunan koşullar ve faktörler dikkate alınarak, bu mücadelenin ihtiyaçlarına uygun olarak yürütülürse etkili olacaktır. Daha açık bir ifadeyle Deniz Haydutluğu sadece denizde çözülebilecek bir problem değildir,gerçek sebepleri karada aranmalı, zayıf kurumlar, kötü yönetim, yolsuzluk, denetlenmeyen suçlar ve işsizlik ile mücadele edilmelidir. Bu ortam sağlandıktan sonra Deniz Haydutluğuyla mücadelenin suçun denizcilik özellikleri de dikkate alınarak, uluslararası hukuk normlarının oluşturulması ve aşamalı olarak geliştirilmesine yönelik bir dizi önlemin gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu normların pratikte de uygulanması için önlemler alınmalıdır. Bu amaçla Deniz Haydutluğu suçunun yargılanacağı uluslararası bir mahkeme kurulmalıdır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SOCAR Türkiye, ödülünü Bakü’de Ekonomi Bakanları Zirvesi’nde aldı
SOCAR Türkiye, ödülünü Bakü’de Ekonomi Bakanları Zirvesi’nde aldı
Makine ihracatı 8 ayda 15 milyar dolar oldu
Makine ihracatı 8 ayda 15 milyar dolar oldu
Akkuyu NGS'de çalışmalar devam ediyor
Akkuyu NGS'de çalışmalar devam ediyor