Advert
Advert

Hukukçular, Kaşıkçı davasının sekteye uğrayabileceğini ancak üzerinin örtülemeyeceğini belirtiyor

Merkezi Cenevre'de bulunan Committee For Justice Müdürü Ahmed Mifrah, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin bir gazetecinin katledilmesi olayından uluslararası meseleye dönüştüğünü hatırlatarak, 'Bu nedenle üzeri asla örtülemez' dedi.

Hukukçular, Kaşıkçı davasının sekteye uğrayabileceğini ancak üzerinin örtülemeyeceğini belirtiyor
Hukukçular, Kaşıkçı davasının sekteye uğrayabileceğini ancak üzerinin örtülemeyeceğini belirtiyor Enerji Dünyası
Hukuk alanında uzman isimler, uluslararası kamuoyunda infiale yol açan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti davasının, sekteye uğrayabileceğini ancak hiçbir zaman üzerinin örtülemeyeceğini ifade etti.

Orta Doğu'nun etkin gazetecilerinden Washington Post yazarı Kaşıkçı'nın evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesinin ikinci yılında, merkezi Cenevre'de bulunan Committee For Justice Müdürü hukukçu Ahmed Mifrah ile insan hakları alanında uzman avukat Ala Abdulmunsif davaya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Mifrah, Kaşıkçı cinayetinin uluslararası bir mesele halini aldığına dikkati çekerek, "Kaşıkçı'nın öldürülmesi, bir gazetecinin katledilmesi olayından uluslararası meseleye dönüştü. Bu nedenle üzeri asla örtülemez." dedi.

Hukukçu Mifrah, söz konusu cinayette suçun, yerel ve uluslararası hukukta kendisine tanınan yetkileri, muhalifleri acımasızsa öldürmek için kullanan bir Arap ülkesini yöneten siyasi sistemde olduğunu vurguladı.

bMifrah, "Yasa dışı öldürme suçu, zaman aşımına uğramaz, ne kadar sürerse sürsün dava kapanmaz." diyerek, cinayetin sorumlularının hala yakalanmadığını ve cezalandırılmadığını dolayısıyla bu davanın da devam edeceğini kaydetti.

"Burada cinayetten sorumlu olanları, ortaklarını ve başta (Suudi Arabistan Veliaht Prensi) Muhammed bin Selman olmak üzere emir verenleri kastediyorum." ifadesini kullanan Mifrah, bu meselede Riyad yönetiminin soruşturma ve mahkeme faaliyetlerinin faydasız olacağını, bu faaliyetlerin asgari bağımsızlık, şeffaflık ve profesyonellikten yoksun olduğunu savundu.

Kaşıkçı'nın oğlu Salah Kaşıkçı'nın mayıs ayında sosyal medya hesabından yaptığı, "babasını öldürenleri affettiklerine" ilişkin açıklamasını hatırlatan Mifrah, Kaşıkçı davasının ailesine ait olmadığını, ne beraat ne de suçlama kararlarını onların verebileceğini söyledi.

Mifrah, bu cinayetin, başka bir egemen ülkede (Türkiye), siyasi sistemin güçleri tarafından işlenen organize bir suç olduğunu, haberdar olarak ya da yardım ederek iletişimde olduğu kanıtlanan her tarafın bu suça dahil olduğunu ifade etti.

Siyasi protokol mahkemesi
Avukat Abdulmunsif ise "Kaşıkçı davası biraz gözden kaybolmuş olabilir ancak canlılığını koruyor. Parmaklar her zaman yargılanmayan isimleri işaret ediyor olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Riyad'daki gizli duruşma koşullarının, "Suudi Arabistan'ın yasaları uyguladığını ve suçluları yargıladığını göstermek için yapılan siyasi bir protokolu olduğunu" savunan Abdulmunsif, davayı etkileyen ana faktörün de Suudi yetkililerin yargılamaya yönelik bariz müdahalesi olduğunu aktardı.

Abdulmunsif, bunun nedeninin uluslararası kuruluşların bu konuda teyitlerine dayanarak, iktidardaki aileden bazılarının suça katılımı olduğunu kaydetti.

İnsan hakları alanında uzman avukat Abdulmunsif, şöyle devam etti: "Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler'in baskısı, Türk kurumlarının dosyadaki şeffaflığı olmasaydı, durum medya ve uluslararası topluma sunulmasaydı davanın üzeri tamamen örtülmüş olurdu."

Kasten görmezden gelmek
Batılı bazı resmi kurumları, faillerin yargılanması ve hesap verilebilirlik konusunda "kasten görmezlikten gelmekle" suçlayan Abdulmunsif, bunun bu kurumların Suudi Arabistan'la olan çıkarlarından ve siyasi şantaj olarak kullanılmasından kaynaklandığını aktardı.

Abdulmunsif, davanın maruz kaldığı sürece rağmen gözden kaybolabileceğini ya da aksayabileceğini ancak tamamen gizlenemeyeceğini vurguladı.

Siyasi durumların her an değiştiğine, bir anda Suudi Arabistan'a gerçeği açıklaması için baskı yapılabileceğine işaret eden Abdulmunsif, bu senaryo gerçekleşirse çıkarlar, şantaj ve mevcut Orta Doğu çatışmaları çerçevesinde olacağını dile getirdi.

Abdulmunsif, Kaşıkçı davasında yerel ve uluslararası seviyede hesap verebilirliğin ve yargılanmanın kalmadığını, bu durumun benzer olaylarda başka kişilerin de yargılanmadan kurtulmasında emsal teşkil ettiğine dikkati çekti.
kaşıkçı davası cemal kaşıkçı haber oku güncel haberler
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hedefi yenilenebilir enerjide liderlik
Hedefi yenilenebilir enerjide liderlik
Dizel motorların verimliliği yüzde 50’ye çıkarıldı
Dizel motorların verimliliği yüzde 50’ye çıkarıldı
Yangın riskine karşı farkındalık semineri
Yangın riskine karşı farkındalık semineri